Beşiktaşlım
Forum Üyesi
- Katılım
- 20 Kas 2023
- Mesajlar
- 14,716
- Puanları
- 0
Umut Öztürk:Beşiktaş’ın hem maçın başlangıç planı, hem hücuma çıkış varyasyonları hem de rakibi karşılama stratejisi, bu sezon özelinde çok sık görmediğimiz ve genel olarak Beşiktaş adına olumlu sayılabilecek bir maç planıydı. Zaten Beşiktaş’ın topa sahip olmaya çalışmadığı, yüzde 30–35–40 bandında oynadığı maçlarda rakibine bir şekilde üstünlük kurabildiğini görüyoruz. Kocaelispor maçı da benzer oranlarda geçmişti. 11’e 11 oynanan Fenerbahçe maçı da aynı doğrultuda ilerlemişti. Hatta Galatasaray deplasmanını da bu örneklere ekleyebiliriz.Trabzonspor deplasmanında da Beşiktaş’ın topa hükmetmeye çalışmadığı, rakibi genellikle orta blokta karşılayıp hızlı hücumlarla rakip kaleye gittiği bir oyun izledik. 11’e 11 oynanan bölümde Beşiktaş’ın bu sezonki en iyi hücum performanslarından birini sergilediğini söyleyebilirim. Şut sayısı çok yüksek olmasa da, yanlış hatırlamıyorsam ilk 25 dakikada Beşiktaş’ın ürettiği gol beklentisi (xG) 1’in üzerindeydi. Bu da muhtemelen sezonun en yüksek 25 dakikalık hücum verilerinden biri.Ancak maç, kırmızı karttan sonra ciddi şekilde şekil değiştirdi. Genel olarak Beşiktaş’ın derbi performanslarına baktığımızda ortak bir tablo görüyoruz. Galatasaray deplasmanında rakip 10 kişi kalmasına rağmen skor korunamadı. Fenerbahçe maçında müthiş bir başlangıç vardı fakat 10 kişi kaldıktan sonra takım tamamen oyundan koptu. Teknik direktörün de kırmızı kart gördüğü o maçta, ilk yarı bitmeden kısa bir sürede Fenerbahçe beraberliği yakaladı ve sonrasında bireysel bir hatayla galibiyete gitti. Trabzonspor maçı da bunun son örneği oldu. Beşiktaş bu üç derbiden teorik olarak 9 puan çıkarabilecekken, yalnızca 2 puan alabildi ve bu durum ligdeki konumunu ciddi şekilde etkiledi.Trabzonspor maçı özelinde konuşmam gerekirse, Galatasaray ve Fenerbahçe maçlarından farklı olarak bu kez Beşiktaş’ın doğru bir plan izlediğini düşünüyorum. El Bilal Touré’nin, bu oyun planında Trabzonspor savunmasını hızı ve dinamizmiyle en çok zorlayan isimken kırmızı kartla oyundan atılması Beşiktaş adına büyük bir şanssızlıktı. Üstelik bana göre bu karar hatalıydı.10 kişi kaldıktan sonra Beşiktaş’ın kendi yarı sahasında daha kalabalıklaştığını, rakibi zaman zaman beşli hatta altılı bloklarla karşıladığını gördük. Maç içindeki rol değişimleri, ikinci yarıdaki oyun planı ve kenardan yapılan hamleler bence çok da mantıksız değildi. Özellikle 11’e 11 oynanan bölümde Beşiktaş’ın presini vurgulamadan geçmek istemiyorum.Trabzonspor’un oyun kurulumunda Andre Onana’nın ayağından, iki stoperin genişlediği ve Folcarelli’nin merkeze yaklaştığı bir yapı vardı. Beşiktaş burada Folcarelli’yi Vaclav Černý ile bire bir savunurken, Tammy Abraham’ı Batagov’un üzerine yönlendirdi. Ndidi’nin yanındaki oyuncu olan Orkun Kökçü ise bir 8 numara gibi davranarak hem Trabzonspor’un diğer merkez oyuncusunu hem de ikinci stoperi gölge markajla kontrol etti. Bazı alanlarda bire bir savunma, bazı alanlarda ise gölge markaj uygulandı.Merkezde sayısal dezavantaj oluşabileceği anlarda Beşiktaş bunu Rashica ve Muçi’nin merkeze yaptığı savunma katkısıyla dengeledi. Özellikle top Onana’dayken Rashica’nın bilinçli olarak merkeze çekilmesiyle Trabzonspor, Mustafa Eskihellaç’ın bulunduğu kanada yönlendirildi. Eskihellaç her ne kadar sol bek olsa da sağ ayağını iyi kullanan bir oyuncu. Rashica’nın iç koridoru kapatıp onu dış koridora yönlendirmesi, pres açısından son derece doğru bir tercihti.11’e 11 oynanan bölümde Beşiktaş’ın kompakt kaldığını, Ndidi’yi bire bir bırakmak yerine stoperlerle birlikte orta alanı güçlendirdiğini ve doğru bir pres kurgusu oluşturduğunu söyleyebiliriz.10 kişi kaldıktan sonraki bölümde Beşiktaş’ın çok fazla rastgele top uzaklaştırması, Tammy Abraham’ı hücumda yeterince kullanamaması ve birkaç pas ya da driplingle Trabzonspor’un ön alan baskısını kıramaması eleştirilebilir. Ancak Fenerbahçe maçındaki gibi “11’e 11 oynuyormuş” izlenimi veren bir risk alınmadı. Bu açıdan bakıldığında, tercih edilen planın daha doğru olduğunu düşünüyorum.Bu maçta Beşiktaş’ın yediği goller büyük ölçüde bireysel hatalardan geldi. İlk golde Gökhan Sazdağı’nın topu Muçi’nin önüne indirmesi, ikinci golde Ndidi’nin topu uzaklaştıramaması ve üçüncü golde yine bir korner dönüşünde Gökhan’ın iç koridoru iyi savunamaması belirleyici oldu. Buna rağmen Beşiktaş’ın ikinci yarıda Trabzonspor’a çok sayıda şut imkânı tanımasına karşın, rakibini yaklaşık 0.77’lik bir gol beklentisinde tutması, savunma planının tamamen yanlış kurgulanmadığını gösteriyor.Duhuliye.comHABER1903 farkını yaşamak için İNDİR..